« Önceki |

22/10/2007

İşte 21 Ekim Şehitleri

İşte en acı liste: Hakkari şehitleri

Piyade Taburu'nun emniyet unsuru olan bir bölüğümüz kalabalık bir PKK'lı grubun üç ayrı bölgeden silahlı baskınına uğradı. Kahramanca çatışan Mehmetçikler son nefeslerine, son mermilerine kadar çatıştılar. Ancak iki yanda yükselen vadide pusuya yatmış teröristlerin kayaların arkasından açtıkları hain ateşte şehit oldular.
İşte silahlı saldırıda şehit olan askerlerin kimlikleri belirlendi.
PKK'lı teröristlerin Piyade Taburu'na saldırısısonucu, Piyade Astsubay Mehmet Bozkurt, Astsubay Soner Özübek, Uzman Çavuş Mustafa Uysal, Çavuş Selçuk Gürdal, erler Lokman Eker, Yavuz Öztürk, Zekeriya Yatı, Abdurrahman Doğan, İrfan Beyaz, Vedat Kutluca, Samet Saraç ve Mehmet Gücük şehit oldu.


Astsubay Çavuş SONER ÖZÜBEK





Uzman Çavuş Mustafa UYSAL



Çavuş Selçuk GÜRDAL



Er Lokman EKER



Er Yavuz ÖZTÜRK



Er Abdurrahman DOĞAN



Er Vedat KUTLUCA



Er Zekeriya YATI



Er Samet SARAÇ



Er Mehmet GÜCÜK

9/10/2007

At martini Debreli Erdoğan

Tayyip Bey gene esmiş köpürmüş, “Ermeni soykırımı tasarısını ABD Kongresi kabul ederse kötü olur” demiş. Olmaz Tayyip Bey, olmaz, hiç bir şey yapamazsınız, yapmazsınız. Olmayacağını bütün dünya gibi Washington da biliyor ve bu yüzden de dalga geçer gibi sonuna bir de PKK kınama maddesi koyup sonra da çıkardılar.
Haksızlar mı? Askerinizin kafasına torba geçirildi neredeyse bir zil takıp oynamadığınız kaldı. Bağdat’a gidip askerlerinizi mi aldınız Amerikalılardan? Hayır. PKK’ya harekât yapacağız dediniz, Kandil’deki teröristleri verin dediniz adamlar alay eder gibi iki yıldır kedi fare oyunu oynuyorlar. Sınır ötesi harekât için asker sizin bir yıldır Meclis’ten tasarı çıkarmanızı bekliyor.
Memleketime küfreden, dalga geçen, soydaşımız Türkmenleri sefil eden Kerkük konusunda kafa tutan adamların suyunu elektriğini ve rafinelerinde işlediğin petrolü veriyorsun. Sınırlarını kapatmayıp gurur ve haysiyetimizi ticaretle takas ediyorsunuz.
Kıbrıs’ta Türk tarafının onuru gururu ve Amerikalıların ayak oyunlarını yemeyen Denktaş’ı ayak oyunları ile uzaklaştırıp boyacıyı işbaşına getirdiniz. Halka referandumda evet oyu kullanırsanız bunalım çözülecek dediniz. Bugün durum eskisinden daha kötü. Kıbrıs Türk tarafına söz verilen tanıma, uçak seferlerinin başlaması ve kredi konuları unutuldu.
Türkiye akıl almaz bir borç batağı içinde. Aynı Osmanlının son zamanları gibi her şeyi satıyorsunuz. O tarihte satılan veya kiralanan adalar, topraklar gibi aynı bugün de kalanlar elden gidiyor. Dedelerimizin kanı pahasına yırttığı Sevr anlaşmasını yeniden yürürlüğe koydunuz.
Amerikalılar ve Batı Avrupalı ülkeler nefret ediyor diye her yerden Atatürk’ü çıkarıyorsunuz. Hatta anayasadan bile oysa bugün Osmanlı sultanları yerine seçilip bir ülke yönetiyorsanız ona borçlu olduğunuzu bile anlayamayacak kadir kıymet bilmeyecek kadar Atatürk düşmanlığı ve getirdiği sistemi yıkmada dışarıdaki Atatürk düşmanları ile işbirliği içindesiniz.
Nasılsa bu tasarı geçecek. Ne yapacaksınız? İncirlik üssünü mü yoksa Irak sınırını mı kapatacaksınız? Egemen Bağış buyurmuş, Irak’taki Amerikan askerlerinin lojistik desteğini keseriz diye. Var mısınız bahse, yapamazsınız. Haftasına hükümetiniz düşer veya hükümet içindeki bazı liderlerin ipliği anında pazara çıkar.
Amerikalılara kızarak İran anlaşmasını yürürlüğe koyup, İsrail uçaklarının İran’a veya Suriye’ye saldırmasına hava sahanızı mı kapatacaksınız? Birleşmiş Milletler’de ABD ile ters oylamalara mı gideceksiniz? Yapamazsınız.
Siz ancak içeride size oy veren yüzde 47’yi kandırabilirsiniz. Hani her gittiğiniz yerde bağıran ve sizinle gurur duyduklarını söyleyen ne yaptıklarının farkında olmayan seçmenlerinizi kandırabilirsiniz ancak. Onlar da sıra kendi oğullarına geldiği, yürekleri yandığı zaman olayda sizin rolünüzü anlayacak, yok edilmesine vesile oldukları Atatürk’ü arayacaklar ama iş işten geçmiş olacak.
İşte bu gerçekler ışığında derim ki sevgili okurlarım; kendinizi Ermenilere tazminat ve toprak vermeye hazırlayın derim. Sizler AKP’yi seçin, onlar da sizin olanları dağıtıp dursunlar ne yapalım.
İşte o nedenle aynı türküde olduğu gibi; “At martini Debreli Hasan dağlar inlesin / Drama mahpusunda dostlar dinlesin.”

9/10/2007

Tercüman Hislerimize Cesurca Tercüman oldu.

 
Teröre tepki verilirken ayar kaçtı.. Tercüman'ın manşeti tartışılacak..

13 askerin şehit edilmesine en sert tepki belki de Tercüman gazetesinden geldi.. Üslubu çok sertti. Birçok kesimi 'şerefsiz' ilan ettti. DTP'lilere AB'liler de eklendi.

Manşetin hemen üstüne 'konuşun şerefsizler' başlığını attı. Hemen altında şu ifadeler yer aldı:

"SATILIK kalemler, hain DTP'liler, AB'liler.. Şerefsizler yazıp, konuştukça mesajı alan PKK harekete geçiyor. Ama kalleşçe; tıpkı Şırnak'taki gibi."

Gazetenin bir diğer meydan okuması da hükümete oldu. Anayasa taslağını halka götürecek olan hükümete gönderme yapan Tercüman, sürmanşetten 'Halka soruyoruz' başlığının altına '15 şehitten sonra susalım mı yıkalım mı?' diye yazdı.

Hemen yanında siyah zemin üzerine 'herşeyi halka soracağız' diyenlere halk sesleniyor: BUNU DA HALKA SORUN" spotu yer aldı.

Başbakanlığın faks numarasını veren gazete, okurları bu numaraya yönlendirdi.

9/10/2007

Terörle mücadele, sıfır!

Allah(c.c.) şahittir ki, ömrüm boyunca kimseyi, amma hiç kimseyi kıskanmadım. Lâkin ne zaman bir şehit haberi duysam, ne zaman, vatan için toprağa düşmüş bir yiğidin mezarı başında ağlayan mağrur bir anne görsem, şehidi kıskandım, anneye imrendim.
Ve yıllardır ellerimi açıp yalvarıyorum:
“- Ya Rabbi, bana ve bütün isteyenlere şehitliği nasip eyle!” Allah kalbimi biliyor ki, önüme milyar dolarları ve bir de şehitliği koyup, “Tercih et!” deseler, çölde suya koşar gibi şehitliğin üzerine atlarım. Çünkü milyar dolarlar dünyada kalır ve sana da ahrette onun hesabını vermek düşer. Şehitlik ise bir faninin dünya ağırlığınca altın dağıtsa ulaşamayacağı bir mertebedir.
Evet, onlar vatan toprağını bir yorgan gibi üzerlerine çektiler.
Peki, altlarında ne var bu yiğitlerin?
Onu da Mehmet Akif söylüyor:
“Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber!”
Ey Allah(c.c.)’ım! Bizim gibi günahkârların rüyada görebilmek için bile hasret çektiği Peygamber, şehitlerimizi, ciğerpareleri Hasan ve Hüseyin gibi kucağına almış, yaralarını seviyor, saçlarını okşuyor.. Ne mutlu sizlere..
Bizler size imrenmeyelim de kime imrenelim!

* * *

Ey millet, siz zannetmeyiniz ki, PKK kurşunu ile toprağa düşen çiçekler, üç beş teröristle mücadele ediyor!
Hayır, bin kere hayır!
Onlar o dağlarda Büyük Orta Doğu Projesi’nin arkasındaki bütün güçlerle mücadele ediyor. Onlar “Ilımlı İslâm” tuzağı ile, onlar ABD ve onlar Avrupa Birliği ile onlar, bütün bunların içimizdeki işbirlikçileriyle mücadele ediyor.
Hayır, abartmıyorum, yemini sevmem, vallahi abartmıyorum.

* * *
Niçin böyle söylüyorum?
Çünkü Türkiye’de “Terörle mücadele” yok. Henüz buna cesaret edecek bir kadro iktidar olmadı, henüz bunu dile getirecek Yeniçağ ve bir iki yayın organı dışında bir zemin bu topraklarda hayat bulamadı.
Evet, Türkiye terörle mücadele etmiyor!
Teröristle mücadele ediyor!
Terörle mücadele edemediği için de 40 bin can toprak oldu, Türkiye hızla bir iç savaşa doğru yol almaya başladı. Çünkü “Dış savaş” göze alınamadı, çünkü, “Terörle Mücadele” demek, Büyük Orta Doğu Projesi ile, terörle mücadele demek, Avrupa Birliği ve ABD ile, terörle mücadele demek bütün bu dış mihrakların içimizdeki aymazları ve maşaları ile mücadele demek..

* * *
Arkadaş sen Mehmetçiğin geçtiği yola mayın ve C4 koyan şahısla mücadele eder, amma bunun eline o mayın ve o C4’ü verenden hesap sormaya cesaret edemezsen, sen, terörle değil, teröristle mücadele ediyorsun demektir.
O zaman sen bataklıktan korkan, gücü sivrisineğe yeten bir zavallısın demektir.
Sen kendi vatandaşına elektriği 12.24 sente verirken PKK’yı himaye eden, Barzani’ye aynı elektriği 8.8 sente vermeyi sürdürürsen, evet sen, terörle değil, teröristle mücadele ediyorsun demektir.
Sen PKK’yı meclise sokar, onlara her gün, “Bölücü PKK değil, Türk ordusudur” dedirtirsen sen, terörle değil teröristle mücadele eden beceriksiz ve korkağın tekisin, kimbilir belki de mayasın..
Sakın ola:
“- Ne yapalım?”
Deme..
Kör müsün bak İspanya kendi PKK’sı ETA’nın siyasi kanadı Batasuna yöneticilerini nasıl tutukladı, partiyi kapattı, üstelik o ETA İspanya’da 40 yılda sadece 800 can almıştı, PKK gibi 35 bin değil.
İspanya’da olanlar için AB’den, ABD’den tek bir itiraz sesi yükseldi mi? Ama aynı AB, aynı ABD her yerde PKK’nın hamisi, ne içerde ne dışarıda kılına dokundurtmuyor.
Onun için biliniz ki, güvenlik güçleri dağlarda ve şehirde teröristle değil, Amerika ve Avrupa ile, BOP ve Ilımlı İslam projeleriyle savaşıyor..
Asker ve polisin eline, “Git PKK’lıyı öldür!” diye tüfek tutuşturanlar, “Git Mehmetçiği katlet!” diyerek teröristin çantasına C4 koyanlarla “Stratejik ortak” olmuşsa, siz bunun adına “Terörle mücadele” diyemezsiniz!
Şehitlerimizden şefaat dileniyor, yakınlarına sabır niyaz ediyorum.

9/10/2007

BaŞimiz Sagolsun!

Bir garip çelişkidir yaşananlar.Ya biz, biz değiliz yada yaşananlar gerçek değil.
Bir Ülke düşünün kimin çocuğu yalıda askerlik yapıyor kimi sahte çürük raporu alarak askerden kaçıyor.Kimi 3-5 oy uğruna, yada 1 milyar dolara Kınalı Kuzu Mehmetçiğin kanını pazarlık konusu yapıyor.

Ne yaman bir çelişkidir ki, bunu bilen güya asil Türk Milleti yalan bir Türban peşine takılmış,oysa 1 kg bulgur,1 kg pirinç peşinden koşan akbaba olmuşlar.

Uyumaya devam edin ey milletim! :
"Kötülerin kazanması için, iyilerin seyirci kalması yeterlidir." Bunu sizden daha iyi yapan yok.
Kaldığınız yoldan devam edin.Size Kınalı Kuzularımız Mehmetçikleri kırdırmak çok güzel yakışıyor.


Yazıkya daha bunlar ana kuzusu.

Allah buna sebebiyet veren siyasi otoriteye ve teröre karşı birşey yapmayaçağını bildiği halde onların oraya gelmesine katkıları olanların Allah belalarını versin.

Alın size Türban istediğiniz yere bağlayın türbanı.

İçimden geçen en hafif kelimeler bunlar.